KARA PARTi TEK PARTi Biricik PARTi SENiN PARTi BENiM PARTi KÖTÜ PARTi

kBirazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:

KARA PARTi

Sıfırlaşmak,

Sıfırlaştırmak,

Özleşmek,

Özleştirmek…

Vuran,

Çarpan,

Yıkan,

Gerçekçi…

Silinmesi

Çürümüşlüğün,

Eskimişliğin…

Özgülenmesi

Tekilliğin,

Allahın.

Kara parti,

Kara partililer,

Yönetken,

Yönlendiren.

Dönemlerce

Başında,

Önünde

Halkın,

Ülkenin.

Sürsün

İşler,

Yapışlar

En güzelinden.

Yıkılması,

Mahvolması

Yalanların,

Yanlışların,

Çürüklerin,

Çürümüşlerin.

Yenilenmesi,

Yapılanması

Sistemin,

Düzenin.

Yönetimi,

Egemenliği

İnancın,

İnananların.

www.karaparti.org.tr

KÜÇÜK PARTi…

BÜYÜK PARTi… DAHA BÜYÜK PARTi… EN BÜYÜK PARTi…

KAP!

KARA PARTi TEK PARTi BiRiCiK PARTi SENiN PARTi BENiM PARTi KÖTÜ PARTi ÇOK PARTi PEK PARTi BOK PARTi YOK PARTi ÇiRKiN PARTi AZ PARTi ÖNDER PARTi MANYAK PARTi GERiZEKALI PARTİ SALAK PARTi APTAL PARTi AHMAK PARTi MAL PARTi KOMiK PARTi SOYTARI PARTi ANGUT PARTi ACAYiP PARTi TUHAF PARTi GARiP PARTi DEĞiŞiK PARTi KAFAYI YEMiŞ PARTi KAFASIZ PARTi ANORMAL PARTi NORMAL PARTi HARBi PARTi ÖTEKi PARTi HASTA PARTi ENTERESAN PARTi iLGiNÇ PARTi SIYRIK PARTi KAÇIK PARTi MORON PARTi KATiL PARTi HIRSIZ PARTi KALLEŞ PARTi ÇÖP PARTi MECZUP PARTi SAKAT PARTi ÖZÜRLÜ PARTi SAĞLAM PARTi AYRIK PARTi KOPUK PARTi UCUBE PARTi ÇATLAK PARTi PATLAK PARTi OYNAK PARTi TIRLIK PARTi FITTIRIK PARTi YARATIK PARTi DELi PARTi ZAVALLI PARTi EZiK PARTi TOP PARTi iBNE PARTi HOMO PARTi CİNSİ BOZUK PARTi TİPSİZ PARTi SAÇMA SAPAN PARTi ABUK SUBUK PARTi SAÇMALAMA PARTi DALGACI PARTi ALAYCI PARTi GÜLÜNÇ PARTi KİN PARTi NEFRET PARTi HASSİKTİR PARTi PİSLİK PARTi İTOĞLUİT PARTİ YALNIZ PARTi SIRADAN PARTi ALELADE PARTi BAĞRI YIRTILMAMIŞ PARTi SESSİZ PARTi HAHAHA PARTi HOHOHO PARTi HİHİHİ PARTi AJDAR PARTi ABSÜRT PARTi SAF PARTi SAFTORiK PARTi ARABESK PARTi RAHATSIZ PARTi MATRAK PARTi ALLAHIN DELiSi PARTi AŞAĞILIK PARTi DELi SOYKA PARTi OTiSTiK PARTi SPASTiK PARTi PALYAÇO PARTi ZINDIK PARTi PISIRIK PARTi KORKAK PARTi ASOSYAL PARTi ANTiSOSYAL PARTi iÇEKAPANIK PARTi KAÇINIK PARTi ÇEKİNGEN PARTi UTANGAÇ PARTi AĞLAK PARTi AŞIK PARTi İÇEDÖNÜK PARTi OROSPU PARTi OROSPUÇOCUĞU PARTi PEZEVENK PARTi FAHiŞE PARTi YABANCI PARTi ECNEBi PARTi KIRIK PARTi TAHTASI EKSiK PARTi SUSKUN PARTi KONUŞMAZ PARTi YAPAN PARTi ÜRETEN PARTi YARATGAN PARTi SAPIK PARTi EMBESiL PARTi BEYiNSiZ PARTi PSiKOLOJiK PARTi HUZURSUZ PARTi BEZGiN PARTi BEZMiŞ PARTİ BOKTAN PARTi SOKUK PARTi SiKiK PARTi ALÇAK PARTi MEMUR PARTi AMiR PARTi MÜDÜR PARTi BAŞ PARTi BAŞKAN PARTi REiS PARTi SABIR PARTi SABREDEN PARTi SABIRLI PARTi DiREN PARTi DiRENGEN PARTi LAĞIM PARTi BERBAT PARTi SATANiST PARTi TAMSATANiST PARTi ŞEYTANi PARTi MANKAFA PARTi YIKIK PARTi KURT PARTi KART PARTi ÖLÜM PARTi ÖLÜK PARTi SiKTiRGiT PARTi GAVAT PARTi ÜRKEK PARTi TIRSIK PARTi SENiNAMINAKORUM PARTi SiKERiM PARTi GARiBAN PARTi KÜFÜR PARTi

[Cuma PUTTUR! Cuma namazı PUTTUR!]”30 yaşında(2013)”; İLK CUMA NAMAZIM VE İZLENİMLER

TEKLİK SÖZÜ(Kelime-i tevhid): BAŞKA TANRI YOK!(La ilahe illALLAH!!!)

Dinimiz İslam’da cuma namazı, cumaları öğleyin toplulukla kılınması zorunlu(farz) olan 2 rekatlık(bölümlük) bir namazdır. Farzının yanında Allah’ın elçisi tarafından uygulanan, kılınması yararlı olan sünnetleri de bulunmaktadır. Allah’ın kitaplarından Kuran’da(Okunan) cuma gününün müslümanlarca kutsallığına dikkat çeken bir bölüm(Cuma Suresi) de vardır. Ezanla Allah’ı hatırlamaya ve Allah’a yakarmaya, yalvarmaya çağrılan tüm müslümanlar, cuma namazıyla güzel bir birliktelik ve dayanışma örneği sergilerler. Salatın(namazın) ana unsurları olan kıyam(ayakta durma), rüku(eğilme),secde(yere kapanma) ve yakarışların ortaklaşa ve aynı anda yapılması seyredenlere görkemli bir görüntü oluşturur.

İşte yaklaşık 10 yıldır(2002’den beri) ilgilendiğim ve araştırdığım dinimizin içindeki namazı evimde bireysel olarak hayatıma katmışken kutsal kitapta önemsendiği gibi toplulukla kılınmasının önemine vardım. Böylece cuma namazına başlamaya karar verdim. Hayırlı ay ramazanda, 12 Temmuz 2013’te, bir cuma gününün öğlesinde Ankara-Ulus’taki 100. Yıl çarşısı mescidinde ilk cuma namazımı deneyimledim. Farzıyla sünnetleri birlikte 10 rekat şeklinde uzun uzun, yavaş yavaş ibadetimi toplulukla gerçekleştirdim. Namaz süresince dua(yakarış) olarak fatiha ve ihlas surelerinin Türkçe anlamını bilerek ve anlayarak içimden sürekli Türkçe olarak yineledim. Ayrıca tekbirle(Allah, büyüktür.) Allah’ın yüceliğini sürekli andım. Yaşadığımı tek kelimeyle özetlemek istesem ilk aklıma gelen kelime, “dinginleşme”dir. Gevşeme, rahatlama, yatışma, yoğunlaşma, sevinç, sevgi, sevinme, saygı, olumsuzu unutma, olumluyla bütünleşme, düşünme kapasitesinin artışı ve Allah’a yaklaşma algıladığım deneyimi anlatan diğer betimlemelerdir.

Hayatımdaki bu ilk cuma namazımdan sonra düzenli olarak her hafta cumalara gitmeyi ilke edindim ve programladım. Tanık oldum ki Allah’tan başka tanrı yok. Dünyadan sonraki sonsuz yaşam ahirete odaklandım ve odaklıyım. Öldükten sonra diriltileceğimiz ve karşılıklanacağımız dinin gününü düşünerek sahibimin sevecenliğini ve sevgisini kazanacak güzel işlere ve davranışlara koyulmaktayım…

KARMAŞALARI

Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:

KARMAŞALARI

İncelediler,

İrdelediler:

Ellerim,

Parmaklarım,

Pantolonum,

Gömleğim,

Kıllarım,

Tüylerim…

Bıktırdılar,

Usandırdılar.

Karmaşaları

Aşırı.

Bozdular,

Kızdırdılar.

Bitmeliydi.

Bitti.

Dışındasız

Hepsinin

Vardı

Karmaşaları.

Hem küçüklük

Hem büyüklük.

Bıktırdılar,

Usandırdılar.

Karmaşaları

Aşırı.

Bozdular,

Kızdırdılar.

Bitmeliydi.

Bitti.

ANILMAZ

Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:

ANILMAZ

Kahretsin

Bağışlayan!

Gencim,

Güçlüyüm,

Güzelim,

Yakışıklıyım.

Çok!

Benim

Gibileri

Yazar

Tarihi.

Diğerleri

Silinir,

Unutulur,

Anılmaz.

Benim

Karizmatik,

Sempatik.

Süperim,

Üstündeyim.

Yakışırım,

Yakışanım.

Benim

Gibileri

Yazar

Tarihi.

Diğerleri

Silinir,

Unutulur,

Anılmaz.

MEMURLUK

Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:

MEMURLUK

Aşağıla

Mesleği,

Olasın

Meslekten.

Konuşma

Kibirli!

Görmedim

Meslek,

Aşağılık,

Böylesini.

Aşağılar

Hayvanlardan,

Bitkilerden.

Söylemim

Net,

Açık.

Çok!

Olmamış

Seçeneklerden

Hiçbiri.

Kalmış

Orası.

Bende,

Hepsinde

Geçerli.

Gitmiyim

Hiç

Aslında;

Ancak

Yok ki

Seçenek

Bambaşka.

DİKSİYON ALIŞTIRMALARINDAN ÖRNEKLER

Dil tembelliğini önleyen, Türkçemizi güzel ve düzgün konuşmayı sağlayan diksiyon alıştırmalarından en çok sevdiklerimi ve kullandıklarımı paylaşmak istiyorum:

  1. Ocak kıvılcımlandırıcılarından mısın, kapı gıcırdatıcılarından mısın? Ne ocak kıvılcımlandırıcılarındanım, ne kapı gıcırdatıcılarındanım.
  2. Cahit Halep’e gidecekti, bir deste kaşık alacaktı, ucunu alacalatacaktı. bilmem aldı alacalattı, bilmem aldı alacalatacak.
  3. Çal çene çalgıcı çingene çarşıda çerçi cincinin çaldığı üç çift çerçeveyi camcı Celalettin’e önce çıtalattı da mı çiviletti, önce çivilettide mi çıtalattı?
  4. Vırvırcı Vedia ile vıdıvıdıcı Veli, velinimeti vatman Vahit’e vilayette veda edip Vefa’ya doğru vaveylasız, velevasız velespitle volta vururlarken voleybolcu Vatran, virtüöz Vicdani ve Viranşehirli vatansever, viyolonselist Vecibe ile karşılaştılar.
  5. Babaeskili babacan Bahri Beberuhi Bedri ile bıyıksız bıçkıcı bıngıldak Bigalı bikes Bahri’nin Bigadiç’teki bonbon banmarşesine varmışlar, oradakilerin yüzlerine bön bön bakarak, büyülü büyük buhurdanlığı buğulu buğulu boşaltıp bomboş bırakmışlar, sonra da Bodrum’da gözden kaybolmuşlar.
  6. Issız Sivrihisar’ın sarsıntısız şosesi üstünde zırıltısız sızıltısız bir yaz köşesi seçip sazsız, cazsız ve susuz, içkisiz sırf sosisonla işsiz bir yaz sürmek isteyişimizin sırrını sezişinize serzenişsizce sustum.
  7. Şu köşe yaz köşesi, şu köşe kış köşesi, ortada boş su şişesi.
  8. Şemsi Paşa Pasajı’nda üç tas has kayısı hoşafı…
  9. Şu şosenin, serili serseri resimleri şasisinin şoşonsuz taşımasına şaşarsınız da, şosenin sansarlaşmış suratlı dişsiz şaşı anası onun şu son şansına şaşmaz mı sanırsınız?
  10. Şu dağda beş boş eşek, beşi de bez yüklü besili beş boz eşek.
  11. Elalem bir ala dana aldı, ala danalandı da; biz bir ala dana alıp ala danalanamadık.
  12. İnim inim inleyen ibiliklerin, ibibiklerin ibiklerini ibrişimli iplikle ipil ipil istifleyen İskilli İskilipli’nin işliğinde toplandık.
  13. Mehmet’in mercan tesbihini imamelemeli mi, imamelememeli mi?
  14. Eller bazlamalandı da biz bazlamalanamadık.
  15. Taşlı tarladaki terasta talaşlar tutuşunca başlayan telaş, talaşların tamamıyla ve büsbütün tutuşmasıyla artmış. Tutuşan talaşları görüp tellaklar telaş ettikçe talaşlar tutuşmuş, talaşlar tutuştukça tellaklar telaş etmiş ve terasın trabzanına tutunmuş bakan Trabzonlu teşrifatçı titiz Tahsin Tevfik, talaşlar tutuştukça telaş eden tellaklara boşuna telaş ediyorsunuz, demiş.
  16. Nobran Nadir’in Nallıhan’da naneruhu, nalın, narenciye, nergis alıp sattığı, namlı Nesrin’e de nazikâne nazım, nesir, nesep, nesiç, nemelâzımcılık, nezaket, nikelâj, nüans, nümayiş, nukut, noel, nöbet şekeri üzerine nutuk attığı söyleniyor.
  17. Zonguldaklı Zaloğlu Zöhre’nin kızı Zuhâl, zibidi Zeki’yi ziyafette zil zurna görünce zıvanadan çıkmış. Beri bak zibidi zeki, demiş: Sen zevç değil, zahiren zahireci, zalim, zevzek, zikzaklı, züğürt, züppe, zırtapozun ve de zerzevatın, zırzopun tekisin!
  18. Dombaylı dümbül düdük dümbelekçi düdükçünün debdebe delisi dadaylı dedikoducu didaktik dedesi Dodurgalı didikçi dudu dadısı ile dudaksıllaştırmadıkları için durup dinlenmeden dadadididödödududüdüdododıdı dedi durdu.
  19. Bir tarlaya kemeken ekmişler. İki kürkü yırtık, kel, kör kirpi dadanmış; biri erkek kürkü yırtık kel kör kirpi, öteki dişi kürkü yırtık, kel kör kirpi. Kürkü yırtık erkek kel, kör kirpinin yırtık kürkünü, kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürküne, kürkü yırtık dişi kel kör kirpinin yırtık kürkünü, kürkü yırtık erkek kel kör kirpinin kürküne eklemişler.
  20. Karaburunlu kabadayı Kadir, kafakâğıdını Kadirlili kadir bilmez kapkaççı Kasım’la, Kahire’deki Kalecikliler kahvehanesinde kalamarla kafuru satan kaparozcu Kuzguncuklu Kozmonot Kâzım’a kaptırmış.
  21. Karakış karlıdağı karla kavururken, kaşı kırkık kırk kulaklı Kasım, kırk kırık küp ve kırkık kırk kuzu ile tokmaklı Kırkız Kalesi kapısında karkasının gerilerini kızgın kargılarla dağladı.
  22. Kara kazın kısa kayışını kasışına kızmayışına şaşmışsın da, kuru kazın kazışıp kayışı kazısına şaşmış kalmışsın.
  23. Kırıkhan’daki kırıkçı kırçıl Kıvanç’ın kırgın kırıkçısı, kırmızı kırda kıkır kıkır kıkırdayarak Kırımlı kıkırdakçının kızıl kırlangıçlarını besliyormuş.
  24. Batı tepede tahta depo dibinde beytufet eden putlu dede tekkesinden matrut bitli Vedat, dar derede tatlı duttan dürülü pide yutup pösteki dide dide dört ayda dört türlü derde tutuldu.
  25. Şu karşıda bir dal, dalda bir kartal; dal sarkar, kartal kalkar; kartal kalkar, dal sarkar. Dal kalkar, kartal sarkar, kantar tartar.
  26. Sizin damda var beş boz başlı beş boz ördek, bizim damda var beş boz başlı beş boz ördek. Sizin damdaki beş boz başlı beş boz ördek, bizim damdaki beş boz başlı beş boz ördeğe, “siz de bizcileyin beş boz başlı beş boz ördek misiniz”, demiş.

ANNE, BABA, KARDEŞLER VE SOYİSMİMİZ

aile

Arkadakiler soldan sağa abla, anne, ben, baba. Öndeki erkek kardeş. (Ekim 2007, Urfa’da bir sıra gecesi)

İnşaat mühendisi bir babanın ve eczacı bir annenin dört çocuğundan üçüncüsüyüm. İki ablam ve bir küçük erkek kardeşim bulunmaktadır. Hepsi de benim gibi yüksek öğrenim görmüş kişilerdir. Büyük ablam benden altı yaş büyük olup tıp eğitimi almıştır. Çocuk doktoru olarak mesleğinde kendini yetiştirmiştir. Küçük ablamla yaş farkımız beş olup onun da mesleği doktorluktur ve nöroloji dalında kendisini göstermektedir. Erkek kardeşimse benden bir yaş küçük olup elektronik ve haberleşme mühendisliği eğitimi almıştır ve kendine uygun bir işte çalışmaktadır.

Annem uzun yıllar süren devletteki eczacılık görevinden emekli olmuş, kendi özel eczanesini açmıştır ve halen çalıştıragelmektedir. Babam yıllarca sürmüş serbest işlerinden sonra en son durağı devlet olmuş, ordan da emekliliğe ayrılmıştır. Halen şantiyelerde mühendisliğini yapmaktadır.

Babam, her zaman başarılarıyla övünür ve döneminde farklı biçimlerde 3 defa Türkiye birincisi olduğunu dile getirir. Kendisi aynı zamanda Türkiye’de belirli elemeler sonucu çok az kişinin olabildiği “yetkin” inşaat mühendisidir. Zamanında edebiyat ve yazmakla yakından ilgilenmiştir. Çok sayıda yayınlanmış makaleleri ve şiirleri vardır. Annemse baskın bir karakter olup etkin ve konuşkan bir kadındır. Mesleği olan eczacılığı iyi bilir ve iş disiplini tamdır.

Soyismimiz olan “SiVASLI”nın öyküsünü de anlatmak isterim: Aslen Erzurum, Hasankaleliyiz. 1.Dünya Savaşı’nda Erzurum ve çevresi Ruslar tarafından işgal edilince atalarımız Sivas’a göçmek zorunda kalmışlar. İşgal bitene kadar Sivas’ta yaşamışlar ve Erzurum kurtarılınca eski yurtlarına dönmüşler. İlgili yasa(1934) çıkınca da büyüklerimiz soyumuza Sivas’taki geçmişimizden dolayı “SiVASLI” soyismini uygun görmüşler. Bununla birlikte ilginç bir raslantı olarak kardeşlerim ve ben Sivas’ta doğduk ve çocukluğumuz Sivas’ta geçti. Bu yüzden her zaman Sivas’la bir toprak ve gönül bağım olmuştur. Sivas’ı hep güzel anılarla hatırlarım…

Kardeşlerim, anne ve babam Türkiye’nin çeşitli kentlerinde hayatlarını sürdürmektedirler. Altı kişilik büyük ve kalabalık bir birlikteliğiz. Nice güzel günlere…