İnsanlığın Önderi/SADECE ALLAHA GÜVENENLERiN ÖNDERi (🅱️ℹ️𝓛𝓔𝓝) AdamULLAH-AdemULLAH{SADECE ALLAHIN Adamı}/HerifULLAH(UYARAN-KORKUTAN/MÜJDELEYEN/ ALLAHA ÇAĞIRAN, DUYURAN❗) ATASiVASLI – HAZRETi SiVASLI (Hz.SiVASLI) – Bir Tek ALLAHIN Arkadaşlarından {ArkadaşULLAH} [arkadaşım-markadaşım FALAN YOK!dostum-mostum FALAN YOK! Arkadaşım,ALLAH! Dostum,ALLAH!] – ALLAHIN DOSTU ÖNDER(a.s.) EMRE [trol-mrol FALAN DEĞİLİM! seçilmiş/meçilmiş FALAN DEĞİLİM❗peygamber/meygamber FALAN DEĞİLİM❗İNSANIM SADECE❗mehdi-muhdi FALAN DEĞİLİM❗mesih-musih FALAN DEĞİLİM❗İNSANIM SADECE❗] – Gigastar Siva – YENi SANAT GÜNEŞi("Fikirleri SANAT, yayar!") – ÇAĞIN FiLOZOFU(SiVASLI ÇAĞI){HAYAT FELSEFEM;AHİRET İÇİN GÜZEL İŞLER,ALLAH HOŞNUTLUĞU için!/Ahiretçe GÜZELLİKLER…} – Sivaslıcılık(Sivaslizm)[Önderizm]{Emrevilik}: "Sözler, Sözcükler, Satırlar, Söylemler. Yepyeni, Verimli, Sürekli." {19 yaşına kadar(2002) DİNSİZKEN, "Kur'an-ı Kerim'in Şifresi"(Dr.Ömer ÇELAKIL) kitabının yayınlanmasıyla "TÜRKÇE KURAN" okuyarak dindarlaşmaya başladım… VE 2005'TE DE ALLAHA adandım, ALLAHA adadım kendimi: RABBİMİZ/EFENDİMİZ ALLAHTIR!} "O TEK TANRI için herşey!" Tek kelimeyle TEKiLCE/BiRCE… 𝓝𝙀alevi𝓝𝙀sünni❗İkisi de DEĞİLİM❗Sülalemdeki-ecdadımdaki-AMkaradaki BiR TEK müslüman, BiR TEK inanan/GÜVENEN❗ [Hesaplamalarıma göre ülkede(Türkiye'de) EN ÇOK(MAKSİMUM) 2-3 müslümandanım…] YAPAYALNIZ/GARİBAN bir müslümanım… KIYAMETE KADAR KİN VE NEFRET VAR! Putatapanlardan kaçarım. Yoksayanlarla görüşmem.💯HERŞEYİ ALLAH AYARLAR!💯
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
2002 yılında(19 yaşındayken) “Kuran-ı Kerim’in Şifresi” kitabının yayınlanmasıyla dinimiz İslam’a ve kutsal kitabına özel bir ilgi duymaya başladım. Bunun üzerine ilahi kitabın Türkçesini ve anlamını çeşitli kaynaklardan araştırarak öğrenegeldim ve algılayışım arttı. Ayrıca kitabın en önemli, açık anlamlarının yanında,indirilmesinden sonra ortaya çıkarılmış, kitabın Allah’tan geldiğini ispatlayan, yüzlerce gizemli, olağanüstü, bulunmuş bilgilerin varlığına eriştim. Bunlardan ilk aklıma gelenler, kısaca Kuran’daki(Okunan) kelime yineleme sayılarındaki ilişkiler ve 19 göstergesidir(19 mucizesi). İşte bunun gibi kanıtlarla bilimsel olarak tek Allah’ın varlığına tanık oldum ve kitapta çokça anlatılan ahiret gerçeklerini ve dinimizi özümsemeye kendimi adadım.
2008’de kitabın emrettiği bir aylık Ramazan orucunu ilk defa tam tutmaya niyetlendim. Daha önce çocukluğumda sadece 1-2 günlük tuttuğum orucu hayatımın içine kattım ve düzgün bir biçimde 30 gün olarak ramazan orucunu tamamladım. Gene aynı yıl(2008) evimde kitabın emri namazı(salat) kılmalara ve namazın yararlarını araştırmaya başladım. Sonuç olarak namazın bizim bedenimiz ve beynimiz için Allah’ça emredilen bir gereksinim olduğu ve Allah’ın bizim namazımız da dahil hiçbir şeye gereksinmeyeceği yargısına vardım. Gene 2008’de aylık kazancımın az bir niceliğini “zekat-sadaka-bağış” olarak hayır kurumlarına harcamaya başladım. Bu ibadetlerle(tapınmalarla), özellikle namazdaki secde(yere kapanma) hareketiyle birlikte Allah’a yaklaştım. Gene 2008’de suyun arındırıcı ve iyileştirici gücünü öğrendim, kavradım ve 2-3 litrelik günlük su içimini programıma ekledim. İşte Ağustos 2008’de bunları yinelerken(namaz, secde, oruç, zekat, su…vb.) Allah’ın tekliğini düşündüğüm bir secde anında Allah’ın güzel isimlerinden ilk olarak “BiLEN(Alim)” ismi, Türkçe ve tekil olarak birden beynimde canlandı. Ardından “gören, duyan, seven, sayan, veren…vb.” Allah’ın diğer isimlerinin de böyle türetilebileceği fikri oluştu. Hemen ardından tek satıra tek kelimenin düştüğü ve satırların aralarında susların olduğu yeni bir anlatım biçimi kafamda belirdi. Bu yeni anlatım biçiminin ismini(tekilce) ve örneklerini ise uzun bir hazırlıktan sonra 2012’de yazmaya ve oluşturmaya başladım. Tekilcelerin konuları, kelimeleri, felsefesi ve içeriği “Allah, tektir.” ilkesi üzerine temellenmektedir. Biriktirdiğim ve çoğunu insanlarla paylaştığım yüzlerce tekilce bulunmaktadır.
Yıllar süren bu aşamalardan sonra tanık oldum ki Allah’tan başka tanrı yok. Öldükten sonra diriltileceğimiz ve yargılanacağımız dinin gününe odaklandım. Dünya hayatımızda ahiret için dinimizin emirlerini uygulamaktayım. İnancımın gereği olarak Allah’ın kabul etmesini dilediğim güzel işlere, davranışlara, sözlere yönelmekteyim, bunları sürdürmekteyim…
TEKLİK SÖZÜ(Kelime-i tevhid): BAŞKA TANRI YOK!(La ilahe illALLAH!!!)
Dinimiz İslam’da cuma namazı, cumaları öğleyin toplulukla kılınması zorunlu(farz) olan 2 rekatlık(bölümlük) bir namazdır. Farzının yanında Allah’ın elçisi tarafından uygulanan, kılınması yararlı olan sünnetleri de bulunmaktadır. Allah’ın kitaplarından Kuran’da(Okunan) cuma gününün müslümanlarca kutsallığına dikkat çeken bir bölüm(Cuma Suresi) de vardır. Ezanla Allah’ı hatırlamaya ve Allah’a yakarmaya, yalvarmaya çağrılan tüm müslümanlar, cuma namazıyla güzel bir birliktelik ve dayanışma örneği sergilerler. Salatın(namazın) ana unsurları olan kıyam(ayakta durma), rüku(eğilme),secde(yere kapanma) ve yakarışların ortaklaşa ve aynı anda yapılması seyredenlere görkemli bir görüntü oluşturur.
İşte yaklaşık 10 yıldır(2002’den beri) ilgilendiğim ve araştırdığım dinimizin içindeki namazı evimde bireysel olarak hayatıma katmışken kutsal kitapta önemsendiği gibi toplulukla kılınmasının önemine vardım. Böylece cuma namazına başlamaya karar verdim. Hayırlı ay ramazanda, 12 Temmuz 2013’te, bir cuma gününün öğlesinde Ankara-Ulus’taki 100. Yıl çarşısı mescidinde ilk cuma namazımı deneyimledim. Farzıyla sünnetleri birlikte 10 rekat şeklinde uzun uzun, yavaş yavaş ibadetimi toplulukla gerçekleştirdim. Namaz süresince dua(yakarış) olarak fatiha ve ihlas surelerinin Türkçe anlamını bilerek ve anlayarak içimden sürekliTürkçe olarak yineledim. Ayrıca tekbirle(Allah, büyüktür.) Allah’ın yüceliğini sürekli andım. Yaşadığımı tek kelimeyle özetlemek istesem ilk aklıma gelen kelime, “dinginleşme”dir. Gevşeme, rahatlama, yatışma, yoğunlaşma, sevinç, sevgi, sevinme, saygı, olumsuzu unutma, olumluyla bütünleşme, düşünme kapasitesinin artışı ve Allah’a yaklaşma algıladığım deneyimi anlatan diğer betimlemelerdir.
Hayatımdaki bu ilk cuma namazımdan sonra düzenli olarak her hafta cumalara gitmeyi ilke edindim ve programladım. Tanık oldum ki Allah’tan başka tanrı yok. Dünyadan sonraki sonsuz yaşam ahirete odaklandım ve odaklıyım. Öldükten sonra diriltileceğimiz ve karşılıklanacağımız dinin gününü düşünerek sahibimin sevecenliğini ve sevgisini kazanacak güzel işlere ve davranışlara koyulmaktayım…
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Birazdan yazacaklarım, paylaşacaklarım şiir olamadığından ve şiire benzemediğinden dolayı ortaya çıkardığım bu yeni anlatım biçimini “tekilce” olarak isimlendirdim ve isimlendiriyorum… Tekilce, tek satıra tek kelimenin düştüğü uyaklı, devrik, serbest konulu metinlerdir. “Tek satıra tek kelime” fikri dinimiz İslam’daki “Allah, tektir.” ilkesinden gelmektedir. Yazdığım yüzlerce tekilce vardır. Zaman zaman ve birer birer aktarmayı yeğlerim. İşte bir tanesi:
Namaz, dinimiz İslam’ın zorunluluklarından biri olup Kuran’da(Okunan) ayrıntılarıyla açıklanmıştır. Allah’ı anmanın, anımsamanın ve ona tapınmanın birincil yöntemidir. Günün belli saatlerinde programlı olarak Allah’ın anılması üzerine temellenmiştir. Kuran’da(Okunan) “salat” ismiyle geçen, içeriği Allah’a yakarış olan namazın gün içerisindeki zamanları; sabah, akşam ve orta olarak bildirilir. Namazın öncesinde Allah; el, yüz ve bedenin güzelce temizlenmesini, kirden arınmasını (abdest) buyurur. Giysilerin de temiz ve uygun olması, koşullarındandır. Namaz, sadece Allah’ı anmak, ahiret ve dirilme gerçeğini anımsamak, Allah’ın göstergelerini düşünmek ve öğütlenmek üzerine kurulmuştur. Dış dünyayla iletişim ve bağlantı minimumdur. Namaz Allah’a yakınlaşmadır. İslam’da namaz, bedensel hareketler bakımından 3 ana öğeden oluşur:
Kıyam (Ayakta durma)
Rüku (Eğilme)
Secde (Yere kapanma)
Bu tapınma(ibadet) yapılırken nerede olunursa olunsun Allah’ın evi Kabe’ye yönelmek zorunludur.Allah’a yakarışlar, yalvarışlar, istekler orta ses düzeyinde yapılmalıdır. Yakarışlarda Fatiha suresinde anlatıldığı gibi bireysel bencillikten çok çoğulculuk ve bizcilik benimsenmelidir. Dileklerimiz annemizi, babamızı ve inananları kapsamalıdır. En son olarak namazın bilimsel verilerle kaynaşarak belirlenmiş beynimize ve bedenimize yaptığı katkılarını ve diğer yararlarını listelemek isterim:
Namaz hareketlerinin yavaşlığından kalp yorulmaz, dinlenir. Kuran’da da belirtildiği gibi yürekler Allah’ı anmakla dinginleşir.
Özellikle yere kapanma(secde) hareketiyle beyne kan ulaşımı fazlalaşır, beyin hücreleri beslenir. Beynin düşünme, hatırlama, yorumlama kapasitesi artar. Bunama vb. gibi olası beyinsel hastalıklar önlenir.
Sürekli eğilip kalkma hareketiyle gözlerdeki kan dolaşımı artar. Göz tansiyonu, katarakt vb. gibi göz hastalıkları önlenir.
Eğilme ve yere kapanma hareketleriyle bedenin sindirim ve boşaltım sistemleri iyileşir. Midedeki besinlerin karışması çoğalır. Safranın akışı hızlanır. Pankreastaki sindirim enzimlerinin boşalması kolaylaşır. Kabızlık önlenir. Böbreklerin, idrar yollarının ve mesanenin çalışması daha da etkinleşir ve böbreklerdeki taşlaşmalar önlenir.
Hareketlerin spor benzeri ritmselliğinden dolayı iskelet ve kas sistemlerindeki çalışmazlıklar, aksaklıklar, tıkanmalar önlenir. Kireçlenme, kasılma vb. gibi rahatsızlıklar için iyileştirmedir.
Namaz, bedensel ve ruhsal olarak hem dışsal hem içsel temizlenmedir, arınmadır. İnsanı kirden, pislikten, kötümser fikirlerden uzaklaştırır, beyinsel ve bedensel olarak dinlendirir.
Bedenimiz için en uygun ve nitelikli soluma biçimi olan diyaframdan solumayı canlandırır, çoğaltır.
Uykuyu düzenler, uykusuzluğu önler.
Yere kapanma(secde) hareketiyle bedenin topraklaması gerçekleşir. Elektriklenmeler boşaltılır.
Namazla dinçleşiriz. Namaz, dünyamız ve ahiretimiz için sağlık ve esenlik kaynağıdır. Allah, bizim namazımıza gereksinmez. Hatta İhlas suresinde anlatıldığı gibi Allah, hiçbir şeye gereksinmez. Namaz(salat), bedenimiz için gereksinimdir, zorunluluktur. Allah’ın hoşnutluğunu, sevecenliğini ve ahiretteki sonsuz yaşamı kazanmak için yapılır ve yapılmalıdır…