ANNE, BABA, KARDEŞLER VE SOYİSMİMİZ

aile

Arkadakiler soldan sağa abla, anne, ben, baba. Öndeki erkek kardeş. (Ekim 2007, Urfa’da bir sıra gecesi)

İnşaat mühendisi bir babanın ve eczacı bir annenin dört çocuğundan üçüncüsüyüm. İki ablam ve bir küçük erkek kardeşim bulunmaktadır. Hepsi de benim gibi yüksek öğrenim görmüş kişilerdir. Büyük ablam benden altı yaş büyük olup tıp eğitimi almıştır. Çocuk doktoru olarak mesleğinde kendini yetiştirmiştir. Küçük ablamla yaş farkımız beş olup onun da mesleği doktorluktur ve nöroloji dalında kendisini göstermektedir. Erkek kardeşimse benden bir yaş küçük olup elektronik ve haberleşme mühendisliği eğitimi almıştır ve kendine uygun bir işte çalışmaktadır.

Annem uzun yıllar süren devletteki eczacılık görevinden emekli olmuş, kendi özel eczanesini açmıştır ve halen çalıştıragelmektedir. Babam yıllarca sürmüş serbest işlerinden sonra en son durağı devlet olmuş, ordan da emekliliğe ayrılmıştır. Halen şantiyelerde mühendisliğini yapmaktadır.

Babam, her zaman başarılarıyla övünür ve döneminde farklı biçimlerde 3 defa Türkiye birincisi olduğunu dile getirir. Kendisi aynı zamanda Türkiye’de belirli elemeler sonucu çok az kişinin olabildiği “yetkin” inşaat mühendisidir. Zamanında edebiyat ve yazmakla yakından ilgilenmiştir. Çok sayıda yayınlanmış makaleleri ve şiirleri vardır. Annemse baskın bir karakter olup etkin ve konuşkan bir kadındır. Mesleği olan eczacılığı iyi bilir ve iş disiplini tamdır.

Soyismimiz olan “SiVASLI”nın öyküsünü de anlatmak isterim: Aslen Erzurum, Hasankaleliyiz. 1.Dünya Savaşı’nda Erzurum ve çevresi Ruslar tarafından işgal edilince atalarımız Sivas’a göçmek zorunda kalmışlar. İşgal bitene kadar Sivas’ta yaşamışlar ve Erzurum kurtarılınca eski yurtlarına dönmüşler. İlgili yasa(1934) çıkınca da büyüklerimiz soyumuza Sivas’taki geçmişimizden dolayı “SiVASLI” soyismini uygun görmüşler. Bununla birlikte ilginç bir raslantı olarak kardeşlerim ve ben Sivas’ta doğduk ve çocukluğumuz Sivas’ta geçti. Bu yüzden her zaman Sivas’la bir toprak ve gönül bağım olmuştur. Sivas’ı hep güzel anılarla hatırlarım…

Kardeşlerim, anne ve babam Türkiye’nin çeşitli kentlerinde hayatlarını sürdürmektedirler. Altı kişilik büyük ve kalabalık bir birlikteliğiz. Nice güzel günlere…

DÜNYA SAZI BAĞLAMA

sazimveben2Bağlama, yüzyıllarca süren bir geçmişten gelmektedir. Türkler’in yaşadığı bütün coğrafyaların en bilinen geleneksel müzik çalgısıdır. Genelde Anadolu insanlarını betimler ve Anadolu’dan izler taşır. Tarih boyunca yaşamlarımıza ayna tutmuştur. Bizi anlatmıştır. Sevinçlerimize, hüzünlerimize, gülmelerimize, ağlamalarımıza, susmalarımaza, bağırmalarımıza eşlik etmiş, türkülerimize tanıklık etmiştir.

Pek çok türü bulunmaktadır. Bunları şöyle listeleyebiliriz:

  • Cura (en küçük boy bağlama)
  • Çöğür (kısa kol bağlama)
  • Kısa saplı bağlama
  • Tanbura (uzun kol bağlama)
  • Divan sazı (büyük boy bağlama)
  • Meydan sazı (en büyük boy bağlama)

En çok çalınan türü kısa saplı bağlamadır. Yıllardır bu türle ilgim ve çalmamdan dolayı bilgilerimi paylaşmak isterim. 7 tellidir. Üstte ve ortada ikili, altta üçlü halde teller birlikte bulunur, vurulur, çalınır. Üst ve alt tellerde “bamteli” denen diğer tellere kıyasla daha kalın teller vardır. Kısa saplı bağlama, klasik düzeniyle (la, sol, re) ayarlandığında yaklaşık 1,5 oktav genişliğinde ses aralığına sahiptir. Genelde sapın üst kısmını ve tüm telleri kullanarak çalınması idealdir. Çoğunlukla solo çalgısı olarak kullanılırken akorlar basılarak ritmik eserler de yapılabilmektedir. Tutuş olarak bedene yapışık çalınırken sapı tutan elin boşluksuz ve sahiplenir gibi desteklenmesi sesin doğru ve net çıkması için koşullardan birkaçıdır. Mızraba vuran el rahat olmalı, bilekten bükülmelidir. Geleneksel çalım tarzında “vurdurma” ve “çektirme” denilen(gitarda “legato” denir) süsleme teknikleri çok yaygın olarak kullanılırken pek onaylamadığım ve gereksiz bulduğum tekniklerdir. Bence bu çalgı dünyada gerçek yerini bulması için süslemesiz ve sade çalınmalıdır. Klasik tekniklerden sadece “taktırma” denen(gitarda “sweep” denir) tekniği kendi tarzıma yedirmişimdir ve benimsemişimdir. Genel olarak doğru ve net çalmak ilkemdir.

Bağlamayı elle çalma tekniklerine(sıyırtma, pençe, kapama, saptan çalma) genel olarak “şelpe” denir. Şelpeli çalınan çok güzel türkülerimiz bulunmaktadır. Bu tekniklerden en beğendiklerim sıyırtma, pençe ve kapama teknikleridir.

Elektro gitardan esinlenerek ortaya çıkan elektro bağlama, çokça Ankara havalarıyla anılmaktadır ve çalınmaktadır. Çok sayıda müzik türünde etkin olarak kullanılır. Benim de sonradan sevdiğim ve müziğime kattığım bir çalgıdır.

Yıllardır edindiğim etkileşimler ve denemeler sonucu savım şudur ki bağlama süslemesiz, sade, net ve anlaşılır bir biçimde çalınmalıdır. En güzel eserler, en basit olanlardır. Bağlamayı dünya sazı yapacak ve dünyaya ispatlayacak olan budur. Bunu göstermek ve anlatabilmek için yaptığım müzik çalışmaları bulunmaktadır. İlgili paylaşımlarımın bulunduğu sayfalara bakabilir, ürettiğim müzikleri dinleyebilirsiniz:

www.fb.com/sivasli.muzik

www.youtube.com/user/emresiv

emre.sivasli.net

www.sivasli.net

EFKARLI METAL MÜZİK – ÖZGÜR METAL MÜZİK YENİ BİR ÇIĞIR, DERYA, UMMAN, OKYANUS [BİR TÜR ARABESK] {ezik metal}

ALLAH’IN GÖSTERGELERİ

TEKLİK SÖZÜ(Kelime-i tevhid): BAŞKA TANRI YOK!(La ilahe illALLAH!!!)

allahAllah, tekilliğini anlatmak ve ölüm sonrası yaşam için bilgilendirmek maksadıyla, yaşamış ve yaşayan tüm toplumlara mesajını duyuran pek çok elçiler, kitaplar(Kuran(Okunan),  İncil(Müjde), Tevrat(Yasa), Zebur(Yazılan)… vb.), sayfalar göndermiştir. Allah, gerçeği yarattıklarına en güzel biçimde açıklamıştır, bildirmiştir, bildirmektedir. Öldükten sonra dirilmeye, Allah’ın göstergelerine inananlar için yaptıkları güzel işlere karşılık altlarından ırmaklar akan bahçeler, güzel bağışlar vadedilmiştir. Gerçeği reddedenler ve Allah’ı ortaklayanlar için ahirette yakan ve rezil eden yangın cezası(cehennem) vardır. Bu yüzden Allah’ın ayetlerinin, kanıtlarının, ispatlarının farkında olmalıyız. Duyularımızı açık tutmalıyız. Önyargısız bir biçimde bu ilahi çağrıya kulak verelim. Allah’ın göstergelerini içeren bağlantılardan birkaçını paylaşmak istiyorum. Okuyalım, bakalım, görelim, inceleyelim, değerlendirelim…

OKUNAN Öztürkçe Kuran

19 GÖSTERGESİ

KiTAP(Tekilceler)

www.quranix.org

www.mucizeler.com

www.yenimucizeler.com

www.kuranmucizeler.com

www.christiananswers.net/turkish/bible-tr/

gunSonuç olarak Allah canımızı almadan önce gerçeğe teslim olalım ve inanalım. Kuşkusuz ahiret gerçektir. Diriltileceğimiz, yargılanacağımız dinin günü zorludur. Cehennem çetindir, yakar, korkunçtur. Allah’ın ahiretteki cennetleri en hayırlısıdır, sonsuzdur.

Sonsuz yaşamı kazanmak için…

EFKARLI METAL MÜZİK – ÖZGÜR METAL MÜZİK YENİ BİR ÇIĞIR, DERYA, UMMAN, OKYANUS [BİR TÜR ARABESK] {ezik metal}

Ağustos 2000’de Musa Eroğlu Müzik Merkezi’nde kursa katılırak bağlamayla(sazla) müzik maceram ciddileşti, büyüdü, pekişti. Yaklaşık iki yıl kursta türküleri çalarak bağlamadaki yetkinliğimi artırdım, yükselttim. Bu arada bir yandan alternatif olarak çok sayıda, çeşitli yabancı ve türkçe metal ve rock müzik topluluklarının müzikleri, albümleri, şarkıları ve sözleriyle ilgilendim, dinledim, bağlamalı çalarak harmanladım ve halen bunu sürdürmekteyim… www.last.fm/tr/user/emresiv adresinden ilgilendiğim müzikleri inceleyebilirsiniz.

sazimvebenBütün bu etkileşimlerin sonucu her şey gibi müziğin de sadelik ve basitlik üzerine temellenmesi gerektiği yargısına vardım. Yılların denemeleri sonucu bağlamanın klasik türkü çalma tarzından farklı olarak süslemesiz, net, sade, yalın olarak çalınmasını benimsedim. Böylece bu çalgının dünyadaki gerçek kıymetini ve yerini bulacağı savındayım…

Bu düşüncemi anlatabilmek için Nisan 2005’te ilk teşebbüsümde bulundum: Metal müzik şarkılarından esinlenerek çeşitleme şeklinde evimde bağlamayla yaptığım kaydımı kendi kişisel sayfamda ( www.emresivasli.net ) insanlarla paylaştım. Bu kaydımı olabildiğince çok insana duyurmaya, dinletmeye çabaladım.

Geri bildirimlerin çoğunda ortak kanı, müziğimin “efkarlı” olduğu, farklı ve özgün bir denemeye imza attığımdı. Bunun üzerine aklımda klasik rock müzik çalgıları (gitar, davul, bas…) ile bağlama veya elektro sazın bir arada bulunduğu, sadece bestelerini çalan bir müzik topluluğu (SiVASLI) fikri canlandı. Bu çalgılar daha önce Türk müzik tarihinde çok defa çeşitli isimlerle bir araya gelmişlerdi. Ancak metal müziğin tınısıyla elektro sazın efektlenerek oluşturulmuş sesinin harmanlandığı bir tür daha önce pek denenmemişti. Oluşturulan genel kanıyla(müziğimin efkarlı olduğu) bu yeni yapmak istediğim müzik türünü “Efkarlı Metal Müzik” olarak isimlendirdim.

Bu toplulukla ilgili yıllarca müzisyen arayışlarım sürdü, aradığım çalgıcıları bulmakta zorlandım ve bir sonuç vermedi. Bunun üzerine tavsiye sonucu bir kayıt stüdyosundan profesyonel yardım alarak istediğim müziğin somut bir örneğini oluşturmaya karar verdim. Yıllar geçerken bir elektro saz, iyi bir amfi ve fx processor (efekt aleti) satın aldım. Kendi söz ve bestelerime yoğunlaştım. Tarzımı daha da basitleştirerek düzenlemeleri eksik olan 100’lerce şarkımı bilgisayarımda yalnız elektro sazlı olarak, yazdığım sözleri de okuyarak kaydettim, biriktirdim ve saklamaktayım…

İlk profesyonel denemem için “Güven” isimli besteme Stüdyo ASC’de Ahmet Özgül’ün düzenlemesiyle Aralık 2012-Ocak 2013 tarihleri arasında profesyonel müzisyenler eşliğinde (gitar, davul, bas, klavye) benim elektro bağlama çalarak ve söyleyerek katıldığım temiz bir kayıt hazırlandı. Ardından Ocak 2013’te youtube ve facebook sayfalarında ( www.fb.com/sivasli.muzik ) bu kaydımı insanlarla paylaştım. Böylece SiVASLI – Efkarlı Metal Müzik Topluluğunun ( www.sivasli.net ) ilk somut örneği ortaya çıktı.

1“Efkarlı” kelimesini iki anlamda kullanmaktayım: Birincisi “acı, üzüntü, keder”ken diğeri düşüncenin çoğulu olan “fikirler” anlamıdır. Müziğimin metinsel içeriğinin başat kaynağı ilahi kitap Kuran-ı Kerim(Okunan) olurken konuları çok çeşitli ve geniştir.(bkz: tekilce) Ayrıca kişisel deneyimlerimle de harmanlamaktayım.

Topluluk ismini (SiVASLI) hem soyismimden almakta hem de konuların islami ve dini ağırlıklı olmasıyla ilişkin 1993’teki Sivas olaylarıyla anlamlanmaktadır. Bilinen bir gerçektir ki Sivaslılar çoğunlukla “yobaz” olarak yaftalanırlar. Bununla birlikte Sivas; tarih boyunca bağlamanın(sazın), müziğin, yaratganlığın merkezi olmuş, pek çok üretken müzisyenler, ozanlar, yazarlar, sanatçılar yetiştirmiştir.

İlerde efkarlı metal müziğin dünyada çoğalarak egemenleşmesi, duyulması, dinlenmesi, bağlamanın bir dünya çalgısı olması, türkçenin bir dünya dili olması, İslam’ın halkımızca ve dünyaca doğru algılanması amaçlarımdan birkaçıdır.

DÜNYA SAZI BAĞLAMA

İlk albüm, SiVASLI / KALEM albümü tüm müzik marketlerde ve dijital platformlarda…

[19 PUTTUR! 19’cuların PUTU…(19 PUTU) Rashad Khalifa PUTTUR!] 19 GÖSTERGESİ

TEKLİK SÖZÜ(Kelime-i tevhid):BAŞKA TANRI YOK!(La ilahe illALLAH!!!)

1Müddesir(Gizlenen) suresi 30. ayetteki (74:30) ifade Allah’ın 19 göstergesini(bkz: 19 mucizesi) özetlemekte ve vurgulamaktadır: “Üzerindedir on dokuz.” Bu önemli buluş 1974 yılında müslüman bir bilimadamı(Reşad Halife) tarafından bulunmuş ve tüm dünyada büyük bir ilgi uyandırmıştır. Kısaca Kuran’ın(Okunan) ispatlarıyla 19 sayısı üzerine Allah tarafından sistemlendiğini savlamakta ve bundan yola çıkarak kitabın üstün bir güç yani Allah tarafından yazıldığını, gönderildiğini ve korunduğunu anlatmaktadır.

Bismillah19 göstergesinin en önemli ispatını besmele yani “Bismillahirrahmanirrahim” üzerinde görmekteyiz. Bu ifade Kuran’ın(Okunan) biri hariç(Tevbe) her suresinin başında yer almaktadır. Dinimiz İslam’ın belki de en önemli tümcesidir ve bütün dünyada tüm müslümanların ortak sloganıdır. Arapçadır. Dört kelimeden oluşur. Türkçesi, “Bağışlayan, esirgeyen Allah’ın ismiyle.” dir. Besmele ve diğer sayısal özelliklerin 19 sayısıyla ilişkisinin bazılarını şöyle listeleyebiliriz:

  • Besmele 19 Arapça harften oluşur.
  • Besmele tüm Kuran’da 114 (19×6) defa yinelenir.
  • Kuran 114 (19×6) sureden oluşur.
  • Kuran’da, numarasız besmeleler dahil 6346(19×334) ayet vardır. bu sayının rakamları 6+3+4+6= 19 ‘dur.
  • Besmele’deki her kelimenin Kuran boyunca yineleme sayıları hep 19’un katlarıdır:
  • İsim 19 kere 19 x 1
  • Allah 2698 kere 19 x 142
  • Rahman 57 kere 19 x 3
  • Rahim 114 kere 19 x 6

1Bunlar Kuran’ın(Okunan) Allah’ın sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır. İnananların inancını güçlendirir. Yadsıyanlar için bir sınavdır. Kendilerine kitap verilen hiristiyanlar, yahudiler ve inananların kuşkularını ortadan kaldırır. Böylece Allah dilediğini ya da dileyeni doğruya, gerçeğe ve kendi yoluna kılavuzlar.

19Allah bilendir, bilir, bildirir. Kitabın gerçek olduğunu, öldükten sonra diriltileceğimizi ayetleriyle, kanıtlarıyla gösterir, duyurur, ispatlar.

Tanık oldum ki Allah’tan başka tanrı yok.

(Tanıklaştım ki Allah’tan başka tanrı yok.)

DÜŞMANDIR ŞEYTAN!

TEKLİK SÖZÜ(Kelime-i tevhid):BAŞKA TANRI YOK!(La ilahe illALLAH!!!)

“Şeytan” kelimesi köken olarak “düşman, düşmanlık, savaşma” anlamlarına gelmektedir. Şeytan kötülüğün ve Allah’ı yadsımanın simgesidir. Allah meleklere Adem’in yani ilk insanın önünde eğilmesini, secde etmesini buyurduğunda buna ilk karşı çıkandır. Kibirlenmiştir ve insanı küçümsemiştir. Bunun üzerine Allah onu huzurundan kovmuş ve lanetlemiştir. Şeytan, kulların çoğunu saptıracağını ant içince Allah ahirette ona ve soyuna saptırdıklarıyla birlikte cehennem yangınını vadetmiş, orada sürekli kalacağını duyurmuştur.

Şeytanın inananlar üzerinde hiçbir gücü ve etkisi yoktur. Allahın emrettiği yasaklardan kaçınanlar, sakınanlar için Allah, sonsuza kadar kalıp yerleşecekleri altlarından ırmaklar akan bahçeler, en güzel bağışlar, eşler, bir esenlik ve sürekli mutluluk vadetmiştir.

Adem ve eşini sonsuz mutluluk yurdundan(cennet) çıkmasına neden olan da aldatan ve yalancı şeytandır. Şeytan kötü ve çirkin işleri yapmasını insanlara fısıldar, emreder. Şeytan yadsıyanlara yaptıklarını süslemiştir ve Allah ahirete inananları, iyi ve güzel işler yapanları ortaya çıkarmak için buna izin vermiştir. Allah her şeyden haberlidir, hesaplayandır, unutmayandır.

Allah, ortaklayanların Allah’ın yanında edindikleri sahte ilahlardan çok yücedir. İnsanların nitelemelerinden çok uzaktır. Hatasızdır, kusursuzdur… En güzel isimler onundur.

Şeytan da kitapta Allah’a rabbim diye yani sahibim diye seslenmektedir. Allah yeryüzündekilerin, göktekilerin ve arasındakilerin, hepimizin biricik sahibidir. Bizim edindiğimiz her şeyin mirasçısı da odur.

Allah’ın düşmanı, bizim de düşmanımızdır. Allah’ın yolundan gidelim. Sapmayalım. Bölünmeyelim. Sakınalım. Kaçınalım… Kuşkusuz cehennem acıdır, korkutur, kahreder.

Düşmandır şeytan!

DE Kİ: “ALLAH, TEKTİR.”

Bütün ilahi dinlerin özünde ve İslam’da bu felsefe yatar: Allah tektir. Tek tanrıya inanmak, tapmak, tapınmak, sadece ondan istemek, dönüşümüzün ona olduğunu bilerek hazırlıklarımızı yapmak, işlerimizi düzenlemek…

Örneğin İslam’ın başat kaynağı Kuran’ı Kerim’in(Okunan) İhlas suresinde Allah şöyle buyurmaktadır:

  • Bağışlayan, esirgeyen Allah’ın ismiyle,
  • De ki: “Allah, tektir.”
  • Allah, gereksinimdir.
  • Doğurmadı. Doğurulmadı.
  • Bir dengi olmadı.

İhlas “özgüleme, öz” anlamlarına gelmekte olup tek Allah’a inanmamız gerçeği üzerine yoğunlaşmaktadır. Allah ortaksızdır ve Allah’ın yanında anılan isimlerin hiçbir güç ve yetkisi yoktur. Allah, yönetim ve yetenek sahibidir. Bu yüzden ona güvenmeli ve teslim olmalıyız. Bizi doğruya ve gerçeğe kılavuzlaması için yakarmalıyız. Kimin kendi yolunda olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Övgüler Allah’a yapılır. Hepimiz sonumuzu, dünyanın sonunu ve dirilme gerçeğini düşünmeliyiz, sormalıyız. Ölümden sonraki yaşamı anımsamalı ve arzulamalıyız. Gerçek yaşam, öteki yaşamdır. Tanrımız bu gerçeği defalarca, farklı anlatımlarla kitaplarında kullarına elçileri yoluyla bildirmiş ve duyurmuştur.

Sonuç olarak sürekli, düzenli, programlı olarak, özgüleyerek Allah’ı anmalı, hatırlamalı ve ahiret için güzel işler yaparak Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için çabalamalıyız. Kuşkusuz gönüller Allah’ı anmakla huzur bulur. Dönüşümüz onadır. Yalnız ondan istemeliyiz ve yalnız ona tapmalıyız. Dinin gününde kusurlarımızı affedeceğini umarak ahiretteki güzel bağışlara odaklanmalıyız. Çünkü dünya azdır, tadımlıktır, önemi azdır. Ahiret yaşamıysa sonsuzdur, çoktur, süreklidir.

Altlarından ırmaklar akan bahçeler için…