DÜŞMANDIR ŞEYTAN!

TEKLİK SÖZÜ(Kelime-i tevhid):BAŞKA TANRI YOK!(La ilahe illALLAH!!!)

“Şeytan” kelimesi köken olarak “düşman, düşmanlık, savaşma” anlamlarına gelmektedir. Şeytan kötülüğün ve Allah’ı yadsımanın simgesidir. Allah meleklere Adem’in yani ilk insanın önünde eğilmesini, secde etmesini buyurduğunda buna ilk karşı çıkandır. Kibirlenmiştir ve insanı küçümsemiştir. Bunun üzerine Allah onu huzurundan kovmuş ve lanetlemiştir. Şeytan, kulların çoğunu saptıracağını ant içince Allah ahirette ona ve soyuna saptırdıklarıyla birlikte cehennem yangınını vadetmiş, orada sürekli kalacağını duyurmuştur.

Şeytanın inananlar üzerinde hiçbir gücü ve etkisi yoktur. Allahın emrettiği yasaklardan kaçınanlar, sakınanlar için Allah, sonsuza kadar kalıp yerleşecekleri altlarından ırmaklar akan bahçeler, en güzel bağışlar, eşler, bir esenlik ve sürekli mutluluk vadetmiştir.

Adem ve eşini sonsuz mutluluk yurdundan(cennet) çıkmasına neden olan da aldatan ve yalancı şeytandır. Şeytan kötü ve çirkin işleri yapmasını insanlara fısıldar, emreder. Şeytan yadsıyanlara yaptıklarını süslemiştir ve Allah ahirete inananları, iyi ve güzel işler yapanları ortaya çıkarmak için buna izin vermiştir. Allah her şeyden haberlidir, hesaplayandır, unutmayandır.

Allah, ortaklayanların Allah’ın yanında edindikleri sahte ilahlardan çok yücedir. İnsanların nitelemelerinden çok uzaktır. Hatasızdır, kusursuzdur… En güzel isimler onundur.

Şeytan da kitapta Allah’a rabbim diye yani sahibim diye seslenmektedir. Allah yeryüzündekilerin, göktekilerin ve arasındakilerin, hepimizin biricik sahibidir. Bizim edindiğimiz her şeyin mirasçısı da odur.

Allah’ın düşmanı, bizim de düşmanımızdır. Allah’ın yolundan gidelim. Sapmayalım. Bölünmeyelim. Sakınalım. Kaçınalım… Kuşkusuz cehennem acıdır, korkutur, kahreder.

Düşmandır şeytan!

DE Kİ: “ALLAH, TEKTİR.”

Bütün ilahi dinlerin özünde ve İslam’da bu felsefe yatar: Allah tektir. Tek tanrıya inanmak, tapmak, tapınmak, sadece ondan istemek, dönüşümüzün ona olduğunu bilerek hazırlıklarımızı yapmak, işlerimizi düzenlemek…

Örneğin İslam’ın başat kaynağı Kuran’ı Kerim’in(Okunan) İhlas suresinde Allah şöyle buyurmaktadır:

  • Bağışlayan, esirgeyen Allah’ın ismiyle,
  • De ki: “Allah, tektir.”
  • Allah, gereksinimdir.
  • Doğurmadı. Doğurulmadı.
  • Bir dengi olmadı.

İhlas “özgüleme, öz” anlamlarına gelmekte olup tek Allah’a inanmamız gerçeği üzerine yoğunlaşmaktadır. Allah ortaksızdır ve Allah’ın yanında anılan isimlerin hiçbir güç ve yetkisi yoktur. Allah, yönetim ve yetenek sahibidir. Bu yüzden ona güvenmeli ve teslim olmalıyız. Bizi doğruya ve gerçeğe kılavuzlaması için yakarmalıyız. Kimin kendi yolunda olduğunu en iyi bilen Allah’tır. Övgüler Allah’a yapılır. Hepimiz sonumuzu, dünyanın sonunu ve dirilme gerçeğini düşünmeliyiz, sormalıyız. Ölümden sonraki yaşamı anımsamalı ve arzulamalıyız. Gerçek yaşam, öteki yaşamdır. Tanrımız bu gerçeği defalarca, farklı anlatımlarla kitaplarında kullarına elçileri yoluyla bildirmiş ve duyurmuştur.

Sonuç olarak sürekli, düzenli, programlı olarak, özgüleyerek Allah’ı anmalı, hatırlamalı ve ahiret için güzel işler yaparak Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için çabalamalıyız. Kuşkusuz gönüller Allah’ı anmakla huzur bulur. Dönüşümüz onadır. Yalnız ondan istemeliyiz ve yalnız ona tapmalıyız. Dinin gününde kusurlarımızı affedeceğini umarak ahiretteki güzel bağışlara odaklanmalıyız. Çünkü dünya azdır, tadımlıktır, önemi azdır. Ahiret yaşamıysa sonsuzdur, çoktur, süreklidir.

Altlarından ırmaklar akan bahçeler için…